![]() |
çıkMalar
|
![]() |
|||||||||||||||||
Arabir Sorulan Sorular’da Blog’lara olan yaklaşımımızı biraz ifade etmeye çalışmıştık. Ama buradan blog kültürüne karşı olduğumuz anlamı çıkmasın lütfen. CinNet evi’nin ağır işçileri arasında bir ya da birden fazla blog sahibi olanların sayısı hayli fazla. “Herkesin 15’er dakikalığına meşhur olduğu” günlerden “herkesin sapına kadar yazar olduğu” günlere evrildik. Bunu toplumsal bir paylaşma ve dayanışma olarak algılıyor ve çok seviniyoruz. Elbette bilgi kirliliği, özel hayatların aniden ve istenmeden deşifre olması, adsense avcılığı gibi sorunlar yaşanmıyor değil; ama yine de dijital tarih bu “yazar” tayfasında kendi seleksiyonunu gerçekleştirecektir, diye düşünüyoruz. Öte yandan asıl önemli konulardan birisi aslında web 2.0 durumları. Facebook’a da bloglara da tube’lara da yol açan şeyin temelinde bu yeni web düşüncesi yatıyor. Olayın önemli bir teknik boyutu olmakla birlikte aslında daha çok bir içerik yaratma ve paylaşma kaygısının ön plana çıktığı web 2.0 hikayesi farkında olmasak da tüm hayatımızı belirlemeye başlıyor. Önemli sonuçları var bu hikayenin; birincisi, özgüvenini yeniden kazanan bir genç kuşağın yetişmesine vesile oluyor (genç adı verilen kuşağın özgüveninin 80 ve onu izleyen yıllarda kırım kırım kırıldığı öngörüsünden hareketle), ikincisi biraz tatsız ama sürekli bir tüketim alışkanlığının yerleşikleşmeye başlamasını tetikliyor. Bu konuda CinNet evi sakinlerinin aylardır elinde sürünen bir çalışması var. Bu sürüngenliğin kısa bir sürede sona ermesi ve derli toplu bir metin olarak sizinle paylaşabilmek yönündeki umudumuzu diri tutuyoruz.
|
|
||||||||||||||||||